AİLELERİN spora verdikleri önem, çocukların sportif faaliyetlerine katılımını doğrudan etkilemektedir. Bilindiği üzere çocukların ve gençlerin davranışları ailenin etkisi altındadır. Aileler, özellikle son 10 yıldır sosyal çevrenin önemini kavrayarak, çocuklarını bilinçli olarak ilgi duydukları alana yönelmesi için engel değil, bilhassa teşvik edici olmaya başlamışlardır. Ancak eğitim sistemindeki yoğun sınav maratonu yüzünden aileler ve çocuklar, spor yapma ile sınava çalışma arasında ikilemde kalmaktadır. Bu da spor yapmakta olan çocuk ve gençleri, sporda en verimli oldukları çağda, sportif etkinlikleri bırakmaya veya ara vermeye zorluyor. Bu konunun ivedi olarak çözüme kavuşturulması için gerekli düzenlemelerin yapılmasında fayda olacağını düşünüyorum.
2012 yılında 4+4+4 sisteminin yürürlüğe girmesiyle spor ortaokullarının kurulmasının yolu açılmıştır, ancak konunun yetkili makamlarca takip edilerek uygulamaya konulması gerekmektedir. Böylelikle spor alanında yetenekli kişiler daha erken yaşlarda spor ağırlıklı eğitime dahil olabilecektir. Ülkemizde spor eğitimine katkı sağlamak ve uluslararası düzeyde başarılı sporcular yetiştirmek amacıyla spor liseleri kurulmuştur. Doğru bir hamle olarak görüyorum. Ancak bu konunun üzerine düşerek sporda ilk öğretim olarak düzenleme yapılmasının daha doğru olacağı kanaatindeyim. Sonrasında da yüksek öğretimde bu anlayışın devam ettirilmesi sonucu sporda istemiş olduğumuz verimi almamız söz konusu olabilir. Spor eğitimi veren yüksek öğretim kurumlarına, hem mevcut kapasitelerinin hem de piyasadaki mezunlarına olan talebin öğrenci alındığı söylenebilir. Kontenjanların yüksekliği ve ikinci öğretim bu sorunu körüklemektedir.
Türkiye’de spor eğitimi veren yüksek öğretim kurumlarında toplam altı farklı programda eğitim ve öğretim çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Bunlar; Spor Yöneticiliği, Rekreasyon, Antrenörlük Eğitimi, Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği, Engellilerde Egzersiz ve Spor Eğitimi ile Spor Bilimleri programlarıdır. Bu programların öğrenim çıktıları farklı olmakla birlikte girişlerde tek tip yetenek sınavı uygulanmaktadır. Bu sınavların programların amaçlarına ve çıktılarına göre yeniden yapılandırılması ihtiyacı bulunmaktadır. Bu nedenle sporda ilk öğretim çok önemli…
Spor eğitiminin iyileştirilmesi spora ilişkin bütün düzenlemelerde YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik Spor Bakanlığı’nın görev alanları çerçevesinde işbirliği içerisinde olmaları sağlanmalı ve gerekli hamleler bir an önce yapılmalı Hareket kültürünün küçük yaşlardan itibaren kazandırılması ve obeziteyle etkin mücadele açısından çok önemli.
Okul öncesi eğitimde çocuklara jimnastik ve yüzme dersleri verilmeli ve bu eğitim okula başladığı andan itibaren kesintiye uğramadan devam ettirilmeli. Bunun için müfredatta gerekli düzenlemeler yapılarak çocuklarımızın ve gençlerimizin spor yapma imkanını ellerinden almaması gerekir.
Spor eğitimi veren yüksek öğretim kurumlarındaki öğretim programlarının çağın gereklerine uygun şekilde revize edilmesinin, bu yapılırken de Türkiye genelinde zorunlu dersler açısından müfredat birliğinin sağlanmasının ve seçmeli derslerin yerel ihtiyaçlar doğrultusunda belirlenmesinin çok daha faydalı olacağı düşüncesindeyim…

