FATURA KESMEK
Nisan ayına yaklaştığımız şu günlerde, Avrupa Futbolunun önemli organizasyonlarından olan UEFA Avrupa Ligi’nde ve UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ne yazık ki hiçbir takımımız kalamadı.2 önemli organizasyonda çeyrek finale kalan takımlara baktığımızda bir hayli ilginç bir manzara ile karşılaşıyoruz.İki dev şampiyonada İspanya 4,İtalya 3, Fransa 2, Almanya 2,Ukrayna 2, Rusya 1, Portekiz 1, Belçika 1 takımla temsil edilmektedir.Spor Toto Süper Lig’den daha değerli olan Avrupa’nın 4 büyük liginden katılım gösteren(İspanya,İtalya,Almanya,Fransa) takımları bu listeden çıkardığımızda, kendimizle karşılaştırma yapmak için doğru bir zeminde buluşmuş olacağız.4 büyük ligin takımlarını çıkardıktan sonra Avrupa’da ilk 16 sıralamasından elimize 5 takım ve 4 ülke kalıyor:Porto (Portekiz),Clup Brugge (Belçika), Dnipro (Ukrayna), Dynamo Kiev (Ukrayna), Zenit (Rusya).Bir kaç sezon önce daha çok olsa da, pahalı transferler ile takımına takviyeler yapan Zenit’in bu konumda olması kimseyi şaşırtmasa gerek.Ancak kedine has transfer politikası belirleyen ve bunu kulüp kültürü haline getiren Porto’nun geldiği noktayı şans olarak nitelendirebilir miyiz? Ülkelerinde yaşanan iç savaşa rağmen 2 Ukrayna temsilcisinin de UEFA Avrupa Ligi’nde Çeyrek Finale kalmasını tesadüf olarak mı ele alacağız? Yalnızca 45 milyon Euro’luk piyasa değeri ile 120 Bin nüfuslu bir şehrin takımı olan Clup Brugge’nin geldiği noktayı nasıl açıklayacağız peki?
KORKARIM Kİ!
Fakat bir dakika! Benim güzel ülkemde saatlerce yayınlanan spor programları var değil mi? Futbol başta olmak üzere çeşitli branş dallarında,uluslararası seviyede nasıl başarı kazanılması gerektiğini sorgulamayan,onun yerine mizahi amaç güden gösterilere dönüşen spor programlarımız…Borç batağına sürüklenmeden,doğru hamle ve yatırımlar ile bir kulübü, her alanda şampiyonluğa oynatmaktan ziyade yalnızca anlık başarılara odaklanan Kulüp Başkanlarımız…Yoğun spor gündemimizin! spot ışıklarına gülümseyip, medyatik pozlar veren Spor Adamlarımız…’’Ben sporcunun zeki,çevik ve ahlaklısını severim’’ cümlesinde ki ahlakın ne olduğundan bi haber olan sporcularımız… olduğu müddetçe, korkarım ki uzun bir süre daha ülkemizi temsil eden takımlarımızın yerine diğer ülke takımlarını izlemeye devam edeceğiz.
AFİLLİ SÖYLEMLER
Artık afili söylemleri bırakıp faturayı kendimize kesmemiz gerekiyor.Bu kadar büyük bütçelere ve devasa insan kaynağına sahip olan bu ülkenin hiçbir takımı, nicelik-nitelik bakımından kendinden küçük olan takımların gölgesine yetişemiyorsa bunda hepimizin payı var demektir.Taraftarından,sporcusuna,teknik adamından,yöneticisine kadar hatta medya ve tüm sivil toplum örgütlerini de içine katarak hatayı kendimizde aramalıyız.’’Reform;bireyin kendisinde başladığı zaman toplumda tepkimeye uğrar ve yayılır’’ onun için olayın magazinini bir kenara bırakarak,kendimizi yargılamalıyız.Ümit ediyorum ki bu büyük reformun sonunda da uzun vadeli bir başarı eylem planı uygulayabilirsek, Avrupa’da Türk Finali izlemek hayal olmayacaktır.

