ANKARAGÜCÜMÜZ

BEN de herkes gibi Başkent Ankara’nın futbolda marka değeri haline gelmiş Ankaragücü  Spor Kulübümüzün bir an önce Süper Lig’de olması arzusundayım. Ülkemizin en eski ve köklü kulüplerinden biri olan Ankaragücü, Türk futboluna çok büyük hizmetleri olmuş, olmaz denileni başarmış, camiasıyla, duruşuyla, taraftarıyla futbolumuza renk katmış bir kulübümüz. Adeta şehrimizin simgesi haline gelmiş, Süper Lig’de olduğu süre içerisinde daima “Dört Büyükler” in korkulu rüyası haline gelmiş  ve şehrimizin sportif tanıtımında önemli rol üstlenmiştir.

Ülkemizde maçlardaki seyirci ortalamasına baktığımızda İkinci Lig’de oynamasına rağmen üst sıralarda olduğunu görmemiz mümkün. Sanırım bu ortalama Ankaragücü taraftarının ne kadar vefakar ve cefakar olduğunu gözler önüne sermekte. Bir anlamda bu şehirden  yaşayan herkese de bir mesaj vermekte. Taraflı tarafsız herkesin futbolda marka haline gelmiş Ankaragücü’ne sahip çıkılması yönünde çağrı niteliğinde olduğunun da altını çizmek isterim.

Ama ne var ki son zamanlarda işlerin pek de yolunda gitmediğine şahit oluyorum. Kazanmak ve kaybetmek sporun doğasında var. Ancak buna başka aktörler devreye girerek yardımcı oluyor ise bu herkesi rahatsız edici bir durum olduğunu gösterir. Herkes uzman olduğu bildiği konu ve branş üzerine yoğunlaşır, ülkesine hizmet  etmeye gayret ederse her şey yolunda gider. Şayet bu durum tersine olmaya başlarsa insanları ayrıştırmış oluruz. Herkesin tek çatı altında rahatlıkla bir araya gelerek konuşabildiği, tartışabildiği spor arenasına lütfen başka enstrümanları karıştırmayalım. Bırakalım en iyi çalışan, transfer yapan, taraftarıyla camiasıyla kenetlenip inanmış insanların önüne taş koymayalım.

En son Gümüşhanespor Ankaragücü maçında yaşananları tasvip etmem  mümkün değil. Bir maçın galibi veya mağlubunun saha içerisindeki teknik adamların ve oyuncuların hataları veya olumlu futbolları sayesinde tayin edilmesi en doğru olandır. Elbette o şehrin valisi, vekilleri, belediye başkanı ve şehrin diğer kurum ve kuruluşları maçı takip edebilirler. Ancak bir taraftar, sporsever olarak takip etmeliler bunun dışındaki davranışlar sporun fair play ruhuna aykırı olur.

Ülke olarak hep birlikte zor günlerden geçiyoruz. En çok birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde biraz daha sağ duyulu kontrollü hareket etmemiz gerekmez mi? Neden kazanmak için her yolun mubah olduğunu düşünüyoruz. En büyük eksiğimiz olan öz eleştiri mekanizmasını biraz çalıştıralım. Herkesin biraz sağ duyulu, biraz öz eleştiri yapması doğru yolu bulmasına yardımcı olacaktır.

Sanırım bu yaşananlardan her kesim kendi payına ders çıkaracaktır. Ankaragücü gibi büyük camia olmak öyle kolay olmuyor. Bu değeri bu şehirde yaşayan herkesin sahiplenmesi ve siyaseti karıştırmadan, sportif sınırlar içerisinde insanları ayrıştırmadan destek vermesi gerekiyor. Tabi ki Başkent Ankara’da sadece Ankaragücü yok, diğer takımlarımız da bizim için çok önemli.

Özellikle Süper Lig’de oynayan Osmanlıspor ve Gençlerbirliği de en az Ankaragücü kadar önem taşıyor. Amatör camiasıyla, profesyonel camiasıyla, taban birlikleriyle, spor camiasıyla bir bütünlük içerisinde hareket ederek sportif çizgiden ayrılmadan Ankara futbolunun menfaat ve çıkarlarını gözeterek hareket etmekte fayda olduğunu düşünmekteyim. Birlik olursak bütün oluruz, ferdi hareket edersek yok oluruz.

 

İlk yorum senden gelsin!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir