BAŞARIYA giden yol yeni anlayışlarla mümkündür. Yeni bir anlayışın kazanımı ise bakış açısının değişimine bağlıdır. 2017 yılı itibariyle spor alanında zirvede yer almak isteyen bir Türkiye var. Peki sahip olduğumuz anlayışla, bakış açısıyla bu zirve hedefi realiteyi yansıtıyor mu? Bunu iyi analiz etmemiz gerekiyor. İşte bu noktada siyasetçilerimize çok büyük görevler düşmekte. Her işte olduğu gibi spora hizmet edecek insanları iyi seçmek, iyi analiz etmek gerekiyor. Herkes kendi alanında bu ülkeye hizmet etmeyi ilke edinirse güçlü bir ülke oluruz.
Hep söylüyorum, yeni Türkiye’de yeni anlayışlar yeni politikalar geliştirmek zorundayız.
Oluşturulacak bu yeni spor politikası, taraflı tarafsız herkesi heyecanlandırarak, eksik olan aksiyon yönümüzü bastırıp icraata geçirerek, başarıya ulaşma hedefine emin adımlarla yürümemize olanak sağlayacaktır.
Oluşmasını ümit ettiğimizi “Yeni Spor Politikası” ile birlikte, 2020 olimpiyatlarına kadar istikrar felsefesinden şaşmayarak sabır ve selametle hareket edip, ülke olarak başarıyı yakalamamız için en önemli silahımız olmalı. Hatır gönül ilişkileriyle bir yere varılmadığını net olarak görebiliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan protokollerin hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi sağlanmalı. Planlı bir şekilde okula yeni adımını atan tüm öğrencilerimiz yetenek taramasından geçirilip, yeteneklerine uygun spor branşları seçtirilerek bu yönde çağdaş eğitim verilmelidir. Yeni spor politikalarının oluşmasında yerel yönetimlerin öneminin çok büyük olduğuna inanan biri olarak, mutlaka okul, aile, spor kulübü ve yerel yönetimler işbirliği formülünün devreye sokulması gerekir kanısındayım. Bugün yaşananların yarını olmaması için çocuklarımıza ve gençlerimize sahip çıkma millet olarak en büyük ödevlerimizden bir tanesi. Sahip çıkmanın en büyük projesi ise eğitim, kültür sanat ve spor başlığı altında toplayabiliriz.
Söylemlerin eylemlere dönüşme zamanı çoktan geldi ve geçtiğine inanan biri olarak, yeni slogan üretmeyi bırakıp icraata geçmek en büyük hedefimiz olmalı. Yarım yamalak başarılarla, plansız çalışmalarla gelen gündelik zaferlerle mutlu olmaya çalışırsak mevcudu da kaybetmekle karşı karşıya kalabiliriz. Yapılan çalışmaları asla küçümseme gibi bir niyetim yok. Ancak daha planlı programlı ve birlikte çalışmaya ihtiyacımız var. Bu işin mutfağında olan, ömrünü eğitime, spora , kültür ve sanata harcamış olan, hala amatör ruhla çalışan insanlarımızın sesine kulak vermek, hedefimize daha çabuk ulaşmamızı sağlayacaktır. Bu gençlik için o kadar karşılıksız hizmet eden kişi var ki, bunları görmek için sahaya inmek yeterli olacaktır. O insanların isteği sadece nedir biliyor musunuz? Sadece ve sadece önemsenmek, değer verilerek daha çok hizmet edebilmek, sporun gelişmesi için zaruri olan ihtiyaçların karşılanması. Ne dersiniz, küçük bir ilgi, küçük bir dokunuş aslında birçok sorunu kökünden çözebilir.

