KÜLTÜR, SANAT VE SPOR

SPORU araç olarak kullanıp kültür, sanat ve eğitimden de yardım alarak yeni bir nesil yaratabiliriz. Cezaevindeki mahkumlara baktığımızda birçoğunun hayatları boyunca spor ile alakadar olmadıklarını görürüz. Yüz kızartıcı suçları işleyenlerin ortak fıtratı böyle denilerek geçiştirilemez. Hiç kimse suç işlemek için doğmaz. Kişilik bozukluğu , sosyal farklılıklar, yaşanan travmatik olaylar, çevre etkisiyle belirlenen ahlak anlayışı, toplum bilincinin olmayışı vs. diye uzayan etkenlerin insanı suça ittiğini söyleyebiliriz. Antrenörlerinden sporun temel gücünü almış olan bir sporcunun bir suç makinasına dönüşme ihtimali var mıdır? Bence yok denecek kadar azdır. Zaten bu doğrultuda yapılan istatistikler de bize bunu ispatlar neticesinde. İleride ağır kusur işleyebilecek profile sahip potansiyel suçlumuza herhangi bir suç işlemeden önce ona farklı bir alternatif sunmalıyız. Kültür, sanat ve sporun en güçlü alternatif olduğunu sanırım hiç kimse inkar edemez. Öncelikle spor tesisleriyle tanıştıracağımız bir gencimiz ile kültür, sanat ve sporla alakası olmayan bir gencimizin arasında dağlar kadar fark olacağını sanırım herkes tahmin ediyordur.

Yeni nesil yaratma idealinde amatör spor kulüpleri tam bir biçilmiş kaftan. Farklı branşlarda faaliyetler göstermeleri ve bu uğurda kar gözetmemeleri sebebiyle gençlerimize gelecekteki toplum hayalimize uygun donanımlar yükleyebileceğimiz birer mini okuldur amatör spor kulüpleri. İnsanlarımızın da faydaları ve en önemlisi iyi yetişmiş mezunlarını görüp bu okula sahip çıkmaları gerekiyor. Eğer bir yerde, hele ki okul olarak tanımlamasını yaptığımız yerde sahipsizlik söz konusu ise vay bizim halimize! Çağımıza uygun oluşturacağımız yeni spor politikaları ile birlikte yeni eğitim politikalarının aynı potada eritilmesi gerekiyor. Çünkü spor ve eğitim insan hayatında birbirini tamamlayan iki önemli unsurdur. Okulların ve amatör spor kulüplerinin bir arada gerçekleştirecekleri projeler inanın çok şeyi değiştirecektir. Tabi öncelikli olarak ısrarla vurguladığım gibi iki önemli bakanlığımızın; Milli Eğitim Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığımızın aynı tabanı paylaşmalarına uygun olarak ortak planlamalar yapmaları gerekmektedir. Gelecek nesil amatör spor kulüplerimizin sıralarından geçecek. Bu gerçeğe uygun hareket edelim.

Bu kadar yoğunluğun arasında benim yazdıklarım sizlere çok önemsiz gelebilir. Ancak bugün yaşadıklarımıza baktığımızda asıl sebepler geçmişte benim yazdıklarımın ihmal edilmesinden kaynaklanıyor olabilir mi? Biraz kendimizi sorgulasak, biraz basit düşünerek yola çıksak sorunların daha çabuk üstesinden geleceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın. Bu ülkede ne zaman gerçek anlamda sanata ve spora eğilirsek işte o zaman birçok sorunun üstesinden gelebileceğiz. Bir kez daha altını çizmekte yarar görüyorum. Amatör spor kulüpleri  önemsenmeli her türlü katkı ve destek sağlanmalı.

İlk yorum senden gelsin!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir