BACASIZ SANAYİ

TARİHİN başlangıcından bugüne kadar olan süreçte ülkeler ve bölgeler arasında amansız bir rekabetin olduğunu herkes bilir. Ülke olarak maalesef bilinen mevcut yer altı kaynaklarımızla Dünya ülkeleriyle boy ölçüşebilmemizin mümkün olmadığını gözden kaçırmamalıyız. Bu gerçek karşısında geriye yalnızca tek bir yol kalıyor, o da yer üstü kaynaklarımıza yönelmek. Bunların en başında da insan kaynağı gelir. Bugün ülkemizin nüfusunun yüzde 28’ini gençler oluşturmakta. Sahip olduğumuz bu muhteşem zenginlikle yola çıkacak olursak, başaramayacağımız iş yoktur. Bu kaynağı 19 milyona yakınının öğrenci olduğunu hepimiz biliyoruz. O halde yapılabilecek tek şey sportif anlamda devasa bu  kaynağı üretken hale dönüştürmek. Dünyadaki rekabet ortamında her zaman güçlü kalabilmek için, hizmet sektörünü geliştirmenin, üretimi çeşitlendirmenin, bununla birlikte de ihracat alanını genişletmenin önemi bilmeliyiz. Bu, ekonomistlerin üzerinde önemle durması gereken meselelerdendir.

Bir spor adamı olarak, sahip olduğumuz insan kaynağına sportif yönden gelişmiş nitelikler kazandırmak bizlere düşen yegane görevdir. Özellikle alt yaş kategorilerinde mücadele eden çeşitli branşlardaki tüm sporcularımızı ve spor organizasyonumuzun oluşumunda yer alan paydaşları yeni hedeflere odaklandıracak projeler hazırlamalıyız. Başkan ve yöneticilerimizi antrenörlerimizi, hakemlerimizi, medyamızı titizlikle büyük bir özen göstererek işlememiz gerekiyor. Çünkü bu ülke bir gün spor sektörünü tüm dünyaya ihraç edecek. Sporcularımız dünyanın her takımında oynayabilecek seviyeye gelecekler, antrenörlerimiz her takımı çalıştırabilecek bilgi ve birikimine sahip olacaklardır. Hakemlerimiz her seviyede maç alabilecek donanımı elde edecekler, yönetici ve başkanlarımız uluslararası spor camiasında çok iyi konumlara gelecekler. Buna inana biri olarak, bu titiz çalışmaların gerçekleşmesi halinde kazanımlarımız hayal edemiyorum. Yapılması gereken sabırla çalışarak, sürekli yapılan projeler üzerinde tekrar ederek, bu sonuca ulaşabileceğimizi hepimiz biliyoruz.

Bahsettiğim konuların gerçekleşmesi için sistematik çalışmamız, elimizdeki argümanları iyi kullanma sanatını geliştirmemiz gerekiyor. Ülkemizde 81 ilde faaliyet gösteren Amatör Spor Kulüpleri Federasyonları’yla ( ASKF ) yapılacak iş birliği protokolü ile bu yapıyı verimli kullanmak zorundayız. Türkiye’nin spor anlamında en büyük sivil toplum örgütü olma özelliği taşıyan ASKF’ler bu hayali gerçekleştirmede kilit role sahiptir. Sporun kaynağını oluşturan amatörlere tüm kurum, kuruluş kişilerce gerekli destek sağlandığı takdirde desteğin geri dönüşü kısa, orta ve uzun vadede fark edilir düzeyde olacaktır. Lütfen amatör spora sağlanan desteğin, ülkeye büyük bir kazanç getireceğinin farkında olalım.

İlk yorum senden gelsin!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir