AĞAÇ YAŞKEN EĞİLİR

“AĞAÇ yaşken eğilir” ata sözünden yola çıkacak olursak, çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamak istiyorsak bu ata sözünü iyi bilmeliyiz.  Hayata hazırlanma noktasında her anne baba çocuğunun en iyi okulda eğitime başlaması için mücadele verir. İlköğretim çocuğun eğitim hayatında donanımlı altyapı alması için şart.  Burada atılacak tohumlar ailenin ve ülkemizin geleceği açısından son derece önem arz etmekte. Sürekli yazılarımda kaleme almış olduğum diğer önemli konu ise, eğitim ve sporun aynı paralellikte yürütülmesi. Futbola başlayacak olan çocuklarımızın iyi birer futbolcu olabilmeleri için yetenek, disiplin, kişilik ve sporcu karakterlerinin oturmasının en önemli ayağı U-11 kategorisidir. Bir anlamda futbolun ilköğretimi diyebiliriz. Dolayısıyla bu kategoride görev alacak teknik adamından hakemine kadar futbolun paydaşlarının tecrübeli kişilerden seçilmesi çocuklarımızın futbol geleceği açısından çok önemli. Bu müsabakalarda çocuklarımıza doğru rol model olmakla, onlara futbolun çirkinliklerinin değil güzel yanlarını öğretmeli ve hakemin sahada en güveneceği insan, rakibin çok yakın bir arkadaşı olduğunu, saha kenarında bulunan teknik direktör ve yöneticilerin onları hayata hazırlayan değerler olduğunu izah etmeliyiz.

Başkent Ankara “sporun da başkenti olmalıdır” iddiamıza yakışır gelişmeler olduğuna şahit olmak beni mutlu etti. Ankara İl Hakem Kurul Başkanı Sayın Sürhat Müniroğlu ve ekibi U-11 futbol şenliği müsabakalarına, FIFA kokartlı ve üst klasman hakem atamaları yapmış olmaları, yazımın başında ifade etmiş olduğum fikir ve düşüncelerimi teyit eder nitelikteydi. Maçları takip ederken birkaç kare hiç kimsenin dikkatinden kaçmadı. Cem Satman’ın sahaya çıktığında çocukların koşarak gelip ona sarılmaları, onların saçlarını okşayarak baba şevkati ile yaklaşması, Aydın Karsavuran’ın yanlış taç kullanan sporcuya topu eline alıp nasıl taç atılacağını göstermesi ve rakibin düşman değil, arkadaşı olduğunu anlatması, saha kenarındaki teknik adamlarla hakemlerin maç sonrası birbirine sarılarak şakalaşarak oyunu terk etmeleri hepsi orada futbol oynayan yavrularımız için birer ders niteliğindedir. Dünya standartları ile boy ölçüşmek istiyorsak temeli sağlam atmalıyız. Ankara İl hakem kurulunun bu uygulaması umarım tüm illerimizde yaygınlaşır ve gelişir. Diğer taraftan saha kenarındaki hocalarımız ise çocukların her isteğini yerin getirmek için adeta yarış içerisindeydiler.

Eleştirmek, yermek dünyanın en kolay işi. Yapılan bir eylemi hareketi desteklemek büyütmenin de daha kolay olduğunu hepimiz biliyoruz. İçimizdeki dürtüler ve egolarımız bizleri doğru yapmak yerine yapılan her güzelliğin arkasında farklı şeyler arar duruma getirdi. Ülkemizde futbolun ve sporun genel yapısına bakacak olursak daha da uzağa gitmeden en son Milli Takım Kampında yaşanan Arda Turan olayını irdelemek yetecektir sanırım. Mental anlamda altyapımızın ne kadar eksik olduğunu görebiliriz. Yapılan eylemin tasvip etmek asla mümkün değil, ancak sadece olayı yapana faturayı kesmek haksızlık olacağını düşünüyorum. Herkes nerede nasıl hata yaptığının farkında. Asıl önemli olan bu hatalardan ders çıkararak ikinci bir Arda olayının yaşanmaması için gereken tedbirlerin alınması. Bu ülkede herkes asil görevini yapar, herkesin sınırları iyi belirlenirse asla sorun çıkmaz. Bu nedenle futbolun ilk öğretimi olan U-11 futbol şenliğine daha ciddi şekilde zaman ayrılmasında fayda olduğunu düşünüyorum.

İlk yorum senden gelsin!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir